Divan Edebiyatının Tarihi Gelişimi

2009-06-20 13:51:00


Divan Edebiyatının Tarihi Gelişimi

 

    XIII. yy. dan XIX .yy.a gelesiye dek geçen altı asır içinde Divân edebiyatını yaklaşık tarihler vererek devrelere ayırabiliriz:

    1. Kuruluş devri: Türkçe kelimelerin daha çok kullanıldığı ve İran edebiyatı etkisinin yavaş yavaş kendini hissettirdiği dönem. Fatih zamanına dek (1451) sürer.

    2. Geçiş devri: Dilin Osmanlıca özellikleri gösterdiği ve şâirlerin edebiyatta köklü değişiklikler yaptıkları dönem. Yavuz zamanına dek (1512) sürer.

    3. Klasik devir: Divân edebiyatının yaklaşık bir asırlık ihtişam dönemi. Ahmed I. zamanına dek (1603) sürer.

    4. Sebk-i Hindî devri: Bir yandan klasik şiir devam ederken bir yandan da şiirimizde Sebk-i Hindî (Hind üslûbu) denilen bir akım kendini gösterir. Hindistan'da Babürlü Türk-Hind hükümdarlarının saraylarında gelişerek ortaya çıkmış bir tür olan Sebk-i Hindî'de aşırı süs ve sanata, fikri gizlemeye, uzayıp giden tamlamalara ve ince hayallere önem verilmiştir. Şeyh Galib'i dışta bırakırsak bu dönem Mehmed IV. zamanına dek (1748) sürer.

 

Divan şiiri başlangıcından sonuna dek yüzlerce şâir yetiştirmiştir. Bu şâir ve yazarların en önemlilerinin adlarını yüzyıllar içerisinde şöyle sıralayabiliriz:

 

    13.Yüzyıl Divan Edebiyatı: Anadolu'da Divân edebiyatı XIII. yy. da Ahmed Fakîh ve Hoca Dehhanî ile başlar. Yüzyılın ikinci yansında ise Şeyyâd Hamza ve Sultan Veled vardır. Ancak bu yüzyılı -eserlerini Türkçe yazmış olmasa da- Mevlanâ ve -küçük bir mesnevisi ile Divân şairi sayabileceğimiz- Yunus Emre doldurur.

 

    14.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XIV. yy. da dinî-tasavvufî, tarihi, ahlakî ve hamasi eserler dikkati çeker. Aşık Paşa, Gülşehri, Hoca Mesûd, Yusufi-Meddâh, Suli Fakîh, Şeyhoğlu Mustafa ve Mustafa Darir gibi isimler yanında da asnn en büyük şairi hiç şüphesiz Ahmedî'dir. Azerî Türkçesi ile eserler veren Kadı Burhanedîn ile Seyyid Nesimî ise Divân edebiyatının Osmanlı sahası dışındaki güçlü temsilcileridir.

 

    15.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XV. yy.da ilk isim Ahmed-i Dâî'dir. Hemen arkasından bu çağın Şeyhü'ş-şuârası Şeyhi gelir. Bir müddet sonra gelecek olan Ahmed Paşa ise yer yer Şeyhi'yi de aşacaktır. Çağ içinde Necatî'nin yeri apayrıdır. O, Türk şiirinde dil ve öz bakımından yeni bir merhaledir. Diğer şairler içinde Avnî (Fatih), Adlî (II. Beyazıd), Cem Sultan, Harimî (Şehzade Korkut), Hümamî, Cemalî, Nişanı, Meliki, Mihrî ve usta şair Mesihî sayılabilir. Mesnevi sahasında ise Hamdullah Hamdî, Behiştî ve Revani vardır. Tacizâde Cafer Çelebi hem şiirde hem de düzyazıda ustadır. Düzyazı sahasında Sinan Paşa, Mercimek Ahmed, Ahmed Bican, Firdevsi-i Tavîl ve büyük tarihçi Aşıkpaşazade çağa damgalarını vururlar. Çağatay sahasında ise Ali Şir Nevaî'nin güçlü şiiriyle karşılaşırız.

 

    16.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XVI. yy., Divân şiiri için bir ihtişam, bir gündoğumudur. Başta Fuzulî ve Bakî şiirdeki şöhretleriyle kendi çağlarından taşmışlardır. Düzyazılarıyla da önemli olan bu iki şair dışında geniş hayalleri olan Zatî, aşk ve rindliğin usta sözcüsü Hayalî, sade diliyle Nevi terkib-i bendiyle şöhrete erişen Ruhî bu yüzyılın usta şairleridir. Mesnevide Fuzulî, Taşlıcalı Yahya, Lamiî ve Kara Fazlî vardır. Emri, Figanî, Hayretî ve Hilye yazarı Hakani de önemli şairlerdendir. Bu çağ, düzyazı sahasında bir çeşitlilik ve bolluk içindedir. Sehî, Latifi, Aşık Çelebi, Hasan Çelebi, Beyani ve Ahdi, yazdıkları tezkireler ile; Lütfi Paşa, Hoca Sadettin, Gelibolulu Ali ve Kemalpaşazade tarihleriyle; Seydi Ali Reis ve Piri Reis denizcilikle ilgili eserleriyle; Feridun Bey de münşeatıyla Osmanlılarda düzyazının birdenbire genişlemesine yardımcı olmuşlardır.

 

    17.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XVII. yy. Divân şiiri bir önceki yy.'ın sağlam temelleri üzerinde gelişir. Usta kasideci Nefî, Hikmet şairi Nabî, samimî edalı Şeyhülislam Yahya ve Sebk-i Hindi'nin ilk temsilcileri Nailî ile Neşatî bu çağın usta şairleridir. Diğer şairler arasında Bahaî, Fehîm, Sabit ve Nadiri ilk akla gelenlerdendir. Nesir sahasında yalın ve süslü eserler yan yana yürür. Bir tarafta Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si karşısında ise Veysi'nin Siyer'i vardır. Katip Çelebi'nin geniş ilmî eserleri ile Naîmâ ve Peçevi tarihleri, Koçi Bey'in de Risâle'si önemli çalışmalardır. Nergisi ile Veysî'nin süslü düzyazıları çağa ayrı bir çeşni katmıştır. Tezkire yazarları olarak da Riyazi, Güftî, Rızâ ve Faizi'nin adlarını anmamız gerekir.

 

    18.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XVIII. yy. da Divân şiiri İran edebiyatından uzaklaşıp bir parça mahallîleşir. İstanbul Türkçesinin büyük şairi Nedim, bütün Divân edebiyatı içinde dahi orijinal sayılır. Şeyh Galib ise Sebk-i Hindî'nin en güçlü temsilcisidir. Diğer şairler arasında Nazîm, Vehbî, Enderunlu Fazıl, Koca Ragıp Paşa, Sürurî, Fıtnat ve Haşmet sayılabilir. Düzyazı sahasında tarihçiler Silahdarzâde ve Raşid; tezkireciler de Salim, Safayî, Ramiz, Esrar Dede'dir. Değişik konularıyla Kani, İbrahim Müteferrika ve Giritli Aziz Efendi de dikkat çeken yazarlardandır.

 

    19.Yüzyıl Divan Edebiyatı: XIX. yy., Divân edebiyatının batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında çökmeye yüz tuttuğu dönemdir. Artık usta şair yok gibidir. Ancak eskinin tekrarı olabilecek Enderunlu Vasıf, İzzet Molla, Akif Paşa, Şeyhülislam Arif Hikmet, Leskofçalı Galib, Yenişehirli Avnî, Osman Nevres ve Kazım Paşa bu edebiyatın son temsilcileridir. Daha sonra yetişecek olan Şinasî, Ziya Paşa, Namık Kemal gibi şairler ise Divan edebiyatını çok iyi bilmekle beraber yıkılışına zemin hazırlayan ve yardımcı olan kişilerdir. Bu çağın nesir sahasında Şanizâde Atâullah ile Mütercim Asım ve tarihçi Es'ad efendi ünlü isimlerdir, Tezkireci olarak da Şefkat, Fatin ve Mehmed Emin Bey sayılabilir.

 

Sonuç olarak, kendine özgü bir sanat anlayışı, sınırlı bir duygu ve şiir dünyası, sanatlı bir dili, İslam dini ve Tasavvufa dayalı bir düşünce örgüsü bulunan bu şekilci, kuralcı ve idealist edebiyat; yüksek bir değer taşıması, yer yer saf ve güzel örnekler ortaya koymasıyla, duygu ve heyecanlarıyla, ifade güzelliği ve diliyle, beyit ve dize yapısıyla, yoğun sanat, gücü ve söyleşiyle, altı yy.ı aşkın bir zaman Türk halkındaki sanat zevkinin en büyük bölümünü oluşturmuştur.

 

    Kaynak: Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü / İskender Pala

284
0
0
Yorum Yaz