SÖZCÜKTE ANLAM

SÖZCÜKTE ANLAM
Sözcük, dilin anlamlı en küçük birliğidir. Sözcüklerin çoğu tek başına anlamlıdır, bazıları ise cümle içinde anlam kazanır.
SÖZCÜKTE ÇOKANLAMLILIK:
Sözcüklerin birden çok anlamı karşılayacak şekilde kullanılmasıdır.
I – GERÇEK ANLAMBir sözcüğün temel anlamının ve yan anlamlarının oluşturduğu anlam grubudur.
a) TEMEL ANLAM:Sözcüğün düşündürdüğü ilk ve yaygın anlamıdır. Sözlükte 1. maddede belirtilir.
Bu paketi içeriye taşıyabilir misin?
Taşımak: Bir nesneyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek
b) YAN ANLAM:Sözcüklerin temel anlamla ilişkili olarak zaman içinde kazandıkları anlamlardır. Sözlükte 2. ve diğer maddelerde belirtilir.
O günlerde silah taşımak bir ihtiyaçtı.(üstünde bulundurmak)
Evin ağırlığını taşıyan tahtalar çürümüştü. ( ağırlığını yüklenmek)
Şehre su taşıyan borulardan biri patlamış. (Sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak)
Asker üniforması taşıyordu. (giymek)
II – MECAZ ANLAMBir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı anlamdır. Sözlükte (mec) kısaltmasıyla belirtilir.
Perdenin kenarından içeri ışık sızıyordu. (temel anlam)Görüşü engellemek veya bir şeyi gizlemek için açıklığın önüne gerilen örtü
Olayın üzerindeki perde yavaş yavaş aralanıyor.(mecaz anlam) Gerçeği görmeye engel olan şey
Çocuklar bahçede top oynuyor. Vakit geçirme, eğlenme amacıyla bir şeyle uğraşmak
Masanın ayağı oynuyor. Herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek
Bütün rolleri tek başına oynamayı denedi. Bir temsilde rol almak
Talih bizimle oynuyor. Rasgele yön vermek, aldatmak
III- TERİM ANLAM: Terimler, bilim, sanat, meslek ya da spor dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir. Her cümlede aynı anlam özelliği taşır. En kesin anlamlı sözcüklerdir.Terimler, sözlükte ilgili oldukları alanın kısaltmasıyla belirtilir.
- Oyunun ikinci perdesi çok komikti. (tiyatro) Edebiyat terimi
- Türkçe, Ural-Altay dil ailesinin Altay konuna bağlı sondan eklemeli bir dildir.
- Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir.
- Bu derste bileşiklerin özelliklerini inceleyeceğiz.
IV- ARGO:Bir sözcüğün dar sosyal gruplarca kullanılan mecaz anlamıdır.
· Argo konuşmak kültürlü bir insana yakışmaz.
Bütün gün bahçeyi temizlemiş.(temiz duruma getirmek- T.A.)
Bu işi o karıştırdı, şimdi de o temizlesin.(sakıncalı, pürüzlü işi sonuçlandırmak- Y .A. )
Bir tepsi böreği temizlemiş. ( bitirmek, tüketmek M.A)
Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim.
Kanserli hücrelerin hepsini temizlediler.(bir yara ya da dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter ve bıçakla kesip almak –Terim )
İşine gelmeyince adamı temizledi.(öldürmek, yok etmek –Argo)
Epey parası var, oyunda temizleriz. (kumar oyunlarında öbür oyuncuların paralarını almak- Argo)
V- YANSIMA SÖZCÜKLER
Doğadaki seslerden türetilmiş sözcüklerdir.
a) Nesnelerin birbirine çarpmasından doğan sesler: tık, tak, pat, çat, küt, güm, …
b) Hayvan sesleri: hav, miyav, me, …
c) İnsan sesleri: fıs, hor, …
· Yansıma köklerin anlamı yoktur. Bu köklere yapım eki getirilerek ad veya eylem türetilebilir.
- tı à tıkırtı, gürültü, fısıltı (ad)
- de / -le à gürülde-, mele- , çatırda- (eylem)
· Yansıma sözcükler bileşik sözcük oluşturabilir. Çıtçıt, gırgır,..
· Yansıma sözcükler ikileme oluşturabilir.
- Dere gürül gürül akıyordu.
· Sesle ilgisi olmayan “pırıltı, ışıltı, …” sözcükler yansıma değil görsel yansıma sözcüklerdir.
· Sonunda “-tı” eki bulunan kimi türemiş sözcükler yansıma değildir. (toplantı, gezinti, söylenti, …)


